× Anasayfa Hakkımda Eserlerim Sunumlar Online Randevu İletişim


Böbrek tümörleri


Böbrek tümörleri

Böbrek tümörleri, ürolojik kanserler arasında prostat ve mesane kanserinden sonra üçüncü sıklıkta görülür. Tümörün görülme yaşı daha çok 60-70’li yaşlar arasındadır. Böbrek tümörü kalıtsal geçişi olan bir tümör değildir. Sadece bu tümörlerin %2-3’ünün kalıtsal geçişli tümörler oldukları gösterilmiştir. Tümör genellikle başka bir neden dolayısıyla yapılan ultrasonografide tesadüfen fark edilir. Böbrek tümörlerinin %50-60’ı hiç belirti vermeyebilir. İdrar yolları tümörleri arasında en agresif olan ve ölüm riski en yüksek olan tümörlerdir. Böbrek tümörleri teşhis edildikleri anda %20-30’u böbrek dışına taşmış (metastaz yapmış) yani lokal-ileri ve ileri evre tümörlerdir. Teşhis esnasında böbreğe sınırlı tümör saptandığı andan sonra takip esnasında da tümörler böbrek dışına yayılabilirler.

Böbrek tümörüne yol açan nedenler ve teşhis

Böbrek tümörüne yol açan nedenler arasında en önemli faktör tütün içiciliğidir. Tütün alanlarda risk yüksektir, ayrıca hipertansiyon ve obezite de risk faktörleri arasında sayılabilir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda da böbrek tümörü oluşma ihtimali daha fazladır. Ağır sanayide çalışan kişilerin maruz kaldıkları ağır metallerin de tümör oluşumu üzerinde etkileri olduğu bilinmektedir.

Böbrek tümörü olan hastalarda eğer tümör böbrek kapsülünde gerilme yapmışsa o tarafta ağrı olabilir. Kitle eğer büyük ise dışarıdan elle muayenede ele gelebilir. Eğer kitle idrar yollarına açılmışsa hastaların idrarından kan gelebilir. Kitle böbrek dışına yayılmışsa zamanla iştah kaybı, halsizlik ve kilo kaybı da görülebilir. Bu belirtiler dışında tabloya hipertansiyon, kan tetkiklerinde anormallikler (kansızlık, kalsiyum yüksekliği, karaciğer ve böbrek fonksiyon testlerinde bozukluk gibi) de eklenebilir.

Böbrek tümörü teşhisi genellikle bir başka neden dolayısıyla yapılan bir ultrasonografi ile tesadüfen anlaşılabilmektedir. Böbrekte kitle saptandığı zaman ayrıntılı kan tetkikleriyle birlikte mutlaka ayrıntılı bir bilgisayarlı tomografi (thorax-batın-pelvik) ve gerekli ise kemik taraması yapılmalıdır. Bazı durumlarda tomografi yerine magnetik rezonans (MR) tetkiki de kullanılabilmektedir.

Tedavi

Böbrekte bir kitle saptandığı zaman aksi ispat edilene kadar kitlenin kötü huylu olduğu kabul edilmelidir. Böbrek kitlelerinin tedavisi cerrahidir. Eğer kitle büyük ise kitle böbrek ile birlikte alınmalıdır. Eğer kitle küçükse böbrek korunarak sadece kitle alınmalıdır. Böbrek alındığı zaman eğer diğer böbrekte sorun varsa kanda üre yüksekliği oluşma riski vardır. Kitle alınıp böbrek bırakıldığı zaman da kanama riski ve idrar yollarından sızıntı riski vardır. Hangi cerrahinin yapılması gerektiğine doktorunuz karar verecektir. Daha önce cerrahi müdahaleler tamamen açık operasyon ile yapılmakta iken günümüzde seçili vakalarda cerrahi kapalı operasyonlarla (laparoskopik) yapılabilmektedir. Böbrek dışına taşan tümör varlığında cerrahi olarak böbreğin alınması yeterli değildir ve hastaların ek olarak hedefe yönelik tedavi dediğimiz akıllı moleküller ile tedavi edilmeleri gerekmektedir. Böbrek tümörlerinde kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin yeri oldukça sınırlıdır. Cerrahi sonrası nüks görülen ya da ilk başta böbreğin dışında tümör bulunan hastalarda tedavi daha zor ve karmaşıktır.